Özdemir; Bugün İslam dünyasının yaşadığı kriz, çoğu zaman yanlış yerde aranıyor. Sorun ne halkın dinden uzaklaşması ne de modern dünyanın cazibesi. Asıl mesele, hakikati söylemesi gerekenlerin susması, susmakla kalmayıp güce eklemlenmesidir.
Tarih boyunca ulema, iktidarın karşısında ahlaki bir denge unsuru olmuştur. Bugün ise bu denge büyük ölçüde bozulmuş durumda. Dinî otorite, bağımsızlığını kaybettikçe fetva, hakikatin değil konjonktürün dili hâline geliyor. Menfaatin olduğu yerde hüküm de değişiyor.
Tasavvuf da benzer bir savrulma yaşıyor. Bir zamanlar nefsi terbiye eden, dünyaya mesafe koymayı öğreten bu gelenek; bugün çoğu örnekte sahnenin, alkışın ve maddi imkânların parçası hâline gelmiş durumda. İrfan geri çekildikçe gösteri öne çıkıyor.
Bütün bunların sonucu açık: Ahlak söylemi güçlü, ahlaki pratik zayıf. “El-Emin” sıfatıyla anılan bir peygamberin ümmeti, bugün ticarette, kamuda ve günlük hayatta güven telkin edemiyorsa, bu bireysel bir kusurdan çok kurumsal ve zihinsel bir çöküşe işaret eder.
Din, iktidarın dili olduğunda değil; hakikatin sesi olduğunda yaşar. Bugün ihtiyaç duyulan şey, yeni sloganlar değil; bedel ödemeyi göze alan, bağımsız ve ahlak merkezli bir dinî duruştur.
Fikret Özdemir
İlahiyatcı-Yazar
Bülten
Güncel
Yayınlanma: 08 Ocak 2026 - 08:59
Din Neden İnandırıcılığını Kaybediyor?
İlahiyatcı-Yazar Fikret Özdemir İslam dünyasındaki yaşanan krizi değerlendirdi.
Güncel
08 Ocak 2026 - 08:59

öyle din adami ve alim varmi? Dünkü dava adamlari makami görünce firildak oldu