Selamlama ve açılış konuşmasını Malatya milli eğitim talebe birliği il başkanı Turgut Özal aksüt gerçekleştirdi. Daha sonra kıymetli hocalarımızın hitaplarıyla gerçekleştirildi.
Talha Toğrulca:
"İman, güvenle kaimdir. Kur’an-ı Kerim’de iman ile emanet kavramlarının 40’a yakın yerde birlikte zikredilmesi, müminin merkezinde 'güven' olması gerektiğini gösterir. Sahabe neslini eski inançlarından koparıp İslam’a bağlayan temel etken, Efendimiz’in ﷺ sarsılmaz güvenilirliğiydi. Bugün temel meselemiz, kaybettiğimiz 'emin olma' vasfını yeniden kuşanmaktır."
Abdurrahman Ateş:
"Modern dünyanın en büyük krizi: Emin olma vasfını yitirmek. Vahyi getiren melek Emin, vahyin indiği şehir Emin, vahyi tebliğ eden Peygamber Emin... İlk Müslümanlar sadece ayetleri bildikleri için değil, o ayetlerin ete kemiğe büründüğü 'Emin' bir şahsiyete inandıkları için şehadete ve hicrete koştular. Bugün insanlara bir şey anlatmaktan ziyade, yaşantımızla bir şeyler göstermek zorundayız."
Muhammed Emin Yıldırım:
"Güven, imanın ahlakıdır. İsrailoğullarının düştüğü en büyük tuzak; Allah’a, peygambere ve birbirlerine güvenmemeleriydi. Bugün Gazze söz konusu olduğunda 'reel politik' analizlere sığınıyor, çıkarlarımız zedelendiğinde dinin hükümlerini görmezden geliyorsak bu zihniyet bize de bulaşmış demektir.
Böyle olmamızın sebebi ne peki?
Bugün modern cahiliyye dönemini yaşıyoruz. Teberrüce'l-Cahiliyye, Zanne'l-Cahiliyye, Hükme'l Cahiliyye, Hamiyyete'l-Cahiliyye. Bu alanlarda cahiliyye ahlakıyla hareket ediyoruz.
Efendimiz ﷺ Konstantiniyye fethedilecek dediğinde, sahabe 'nasıl olacak?' diye sormadı, 'hangisi?' diye sordu. Bizim ihtiyacımız olan şey, şeksiz şüphesiz teslimiyettir."
Konferans yoğun bir katılımla gerçekleşti. Bülten
Talha Toğrulca:
"İman, güvenle kaimdir. Kur’an-ı Kerim’de iman ile emanet kavramlarının 40’a yakın yerde birlikte zikredilmesi, müminin merkezinde 'güven' olması gerektiğini gösterir. Sahabe neslini eski inançlarından koparıp İslam’a bağlayan temel etken, Efendimiz’in ﷺ sarsılmaz güvenilirliğiydi. Bugün temel meselemiz, kaybettiğimiz 'emin olma' vasfını yeniden kuşanmaktır."
Abdurrahman Ateş:
"Modern dünyanın en büyük krizi: Emin olma vasfını yitirmek. Vahyi getiren melek Emin, vahyin indiği şehir Emin, vahyi tebliğ eden Peygamber Emin... İlk Müslümanlar sadece ayetleri bildikleri için değil, o ayetlerin ete kemiğe büründüğü 'Emin' bir şahsiyete inandıkları için şehadete ve hicrete koştular. Bugün insanlara bir şey anlatmaktan ziyade, yaşantımızla bir şeyler göstermek zorundayız."
Muhammed Emin Yıldırım:
"Güven, imanın ahlakıdır. İsrailoğullarının düştüğü en büyük tuzak; Allah’a, peygambere ve birbirlerine güvenmemeleriydi. Bugün Gazze söz konusu olduğunda 'reel politik' analizlere sığınıyor, çıkarlarımız zedelendiğinde dinin hükümlerini görmezden geliyorsak bu zihniyet bize de bulaşmış demektir.
Böyle olmamızın sebebi ne peki?Bugün modern cahiliyye dönemini yaşıyoruz. Teberrüce'l-Cahiliyye, Zanne'l-Cahiliyye, Hükme'l Cahiliyye, Hamiyyete'l-Cahiliyye. Bu alanlarda cahiliyye ahlakıyla hareket ediyoruz.
Efendimiz ﷺ Konstantiniyye fethedilecek dediğinde, sahabe 'nasıl olacak?' diye sormadı, 'hangisi?' diye sordu. Bizim ihtiyacımız olan şey, şeksiz şüphesiz teslimiyettir."
Konferans yoğun bir katılımla gerçekleşti. Bülten