• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • RESMİ REKLAMLAR
  • Malatya Haber
  • Spor
  • Güncel
  • Asayiş
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Türkiye
  • Eleman İlanı
  • Dünya Malatya Biyografiler Motaş Hareket Saatleri Malatya Vefat Malatya sondakika haberleri Dini Bilgiler Sağlık Teknoloji Kültür Sanat
  • Ara
SON DAKİKA:
12:03
Malatya'da kaçak silah operasyonu: 4 gözaltı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Bayram Akdemir
  3.      Türk Destanları 3
Yayınlanma: 07 Şubat 2021 - 12:23
Güncelleme: 07 Şubat 2021 - 12:27

     Türk Destanları 3

07 Şubat 2021 - 12:23
Güncelleme: 07 Şubat 2021 - 12:27
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
     Türk Destanları 3
Bayram Akdemir
[email protected]

           Sevgili okuyucularım
           Türk destanları yazılarımda bu hafta sizlere Sarıkamış destanından bahsedeceğim. Osmanlı İmparatorluğu 2 Ağustos 1914 yılında Seferberlik ilan ettiği haberi duyulunca Kars, Kağızman ve Artvin halkı, kurtuluş günlerinin yaklaştığı sevincine kapılmışlardı. Osmanlı Devleti artık Almanlarla beraberdi ve Ruslarla savaşmakta olan Almanlar kısa zamanda Rusya’yı yere sereceklerdi. Ruslara esir olan Türkler gece gündüz dilek duasına koyulmuşlardı. Erzurum’daki Üçüncü Ordunun da Kars üzerine yürüyüp kendilerini kurtaracaklarını umuyorlardı.
          Erzurum’da ise halk Seferberlik haberini bayram havası içinde kabul etmişti. Meydanlarda davul-zurnalar çalınıyor askerlik çağına gelenleri coşturuyorlardı. “ Kars… Ah Kars! Ah Kars…” diye diye memleket hasreti içinde can veren dedelerinden, ninelerinden duyup işittikleri ata yurtları “Kars’ın kurtuluş günü geldiğine seviniyorlardı.
         Anadolu’da ise çarıklarını çekerek dört bir yandan Seferberliğe koşan Anadolu çocukları, Balkan Savaşının mağlubiyetinin yüzkarasını silme gününün geldiğine inancı içindeydiler.      
         Vardıkları kışlalarda ellerine verilen beylik silahları öpüp alınlarına götürüyor, akşam verilen ders saatlerinde Türk subaylarının atalarımızın şanlı savaşlarını, bu topraklar uğruna dökülen kanları, milli heyecanları dile getirip anlatırken komutanlarını dinleyen genç Mehmetçikler ağlıyorlardı.
         29 Ekim 1914 günü iki Alman Zırhlısının Karadeniz’de Rus Donanmasına saldırması üzerine Ruslar, haber bile vermeden Iğdır’dan Beyazıd’a, Kasım ayı başında da Sarıkamış’tan Pasinlere saldırıya geçmişlerdi. Büyüklerimizin anlatımı ve tarih sayfalarına yazılan, hala her yıl andığımız ve her andığımızda tüylerimizi diken diken eden Sarıkamış felaketi bu günlere rastlamaktadır. Sırf ün alma uğruna Enver Paşa’nın verdiği bir kararla daha savaşın ilk yılında Osmanlı İmparatorluğuna çok pahalıya mal olmuştu. Sarıkamış’ta alınan yenilgi Anadolu’ya yayılınca bu yenilginin maddi ve manevi etkisi bütün cephelerde duyuluyordu.
         Üçüncü Ordunun, olayların gelişmesini ve kışın geçmesini bekleme kararı vermesi üzerine İstanbul’dan kalkıp gelen genç Harbiye Nazırı ( Milli Savunma Vekili ) ve Başkomutan vekili Enver Paşa, kış bütün şiddetiyle bastırdığı halde bir çevirme harekâtına girişti.
         Soğanlı ve Allahüekber Dağlarını aşan Kolordularımız Sarıkamış’a girmiş ve düşmanı paniğe uğratmışken şimdi tam tersi oluyordu… Bir Kazak Tugayı, yaptıkları bir baskınla Ardahan’ı  aldıktan sonra Türk köylerine kıyıma başlamışlardı. Ruslarda Kars ilimizde 40 bin Türk’ü çocuk, kadın, ihtiyar demeden canavarca kılıçtan geçirerek mallarını yağma etmişlerdi…

         Enver Paşanın “SARIKAMIŞ” cakası vatana bazı kaynaklara göre 137.000 kurbana mal olmuştu.
         
          Erzurum’da Seferberlik kurdular
          Sarıkamış’a hücum etti ordular
         Tipi, boran, şarapnelle kırdılar
                  Ağlama kısmetse gelirim, ana
                  Canım kurban olsun aziz vatana
          Sarıkamış Dağları yana devrilir
          Askerin üstüne kurşun savrulur
          Nice anaların bağrı kavrulur
                    Ağlama kısmetse gelirim, ana
                    Canım kurban olsun aziz vatana

         Sağ cenahta kaldı Hünkerin Düzü
         Esti sazak yeli üşüttü bizi
         İkindi de teslim aldık Barduz’u
                    Ağlama kısmetse gelirim, ana
                    Canım kurban olsun aziz vatana

          Buna derler Allahüekber’in dağı
          Eritti askeri kalmadı yağı
          Seçti çürüğünü, ayırdı sağı
                   Ağlama kısmetse gelirim, ana
                  Canım kurban olsun aziz vatana
       
          Allahüekber’den asker söküldü
          Moskof’un başına odlar yakıldı
          Generaller kaçtı, Kars’a sokuldu
                      Ağlama kısmetse gelirim, ana
                      Canım kurban olsun aziz vatana

            Enver Paşa da Sarıkamış’a girdi
            Ol mevlam, Moskof’a fırsat verdi
            Bastı, şarapnelle askeri kırdı
                       Ağlama kısmetse gelirim, ana
                       Canım kurban olsun aziz vatana

  Sarıkamış’ta son gece…
  Rus Yüzbaşı Nikolay sabah erkenden kalkmış askerlerine kahvaltı yaptırdıktan sonra aldığı emir gereği emrindeki bölük askerleriyle istasyona doğru yola çıkmıştı. Dün gecenin çok soğuk olduğunu, gece nöbet tutan askerlerden üçünün gece soğuktan donarak öldüklerini sabah kendisine söylemişlerdi. Her yer donduğundan yolda yürümenin dahi zor olduğunu, sürekli askerlerin ayakları kaydıklarından dolayı kıç üstü düşünce acılar içinde kıvranarak kalkıp yürümeye çalıştıklarını görüyordu.
     Ne ayaklarındaki içi yünlü botlar, ne de yün paltoları askerleri soğuktan koruyamıyordu. Askerler bu soğukta yürümek zorunda kaldıkları için içlerinden küfürler savuruyorlardı.
        İstasyona doğru tren yolu boyunca ilerleyen Rus bölüğünün öncüleri bir tepenin yanından geçerken arkadan gelenlere sessiz olmalarını işaret edince geriden gelen askerler hemen durmuştu. Yüzbaşı Nikolay hemen öncülerin yanına yaklaşarak dürbünüyle bakınca, tepenin üstünde mevzilenmiş tüfeklerin kendilerine doğrultulmuş Türk askerlerini görüyordu…
        Askerlerine saklanıp siper almalarını söyleyerek herkes askerlerin tüfeklerinden çıkacak ateşi bekliyordu. Rus askerleri heyecanlanmıştı… Tepede kaç Türk askeri vardı… Makineli Tüfekleri var mıydı? Yüzbaşı Nikolay bunları tam kestiremediğinden dolayı ateş emrini veremiyordu… Karşı taraf neden ateş açmıyordu… Aradan biraz zaman geçmesine rağmen neden hala ateş açılmıyordu, kendilerini görmemeleri imkânsızdı. Çok net bir şekilde kendilerini görmüş olmaları gerekiyordu. Ortada garip durum olduğunu çevreyi dürbünle izlerken düşünüyordu.
         Askerler nişan almış ateş emrini beklerken Yüzbaşı Nikolay “bekleyin “ işaretini verince düşünüyordu. “ Havanın soğukluğundan herkesin ağzından çıkan hava hemen buharlaşıyordu ama karşılarında duran askerlerin hiçbirinin ağzından buhar çıkmıyordu… Hiç birisinde hareket belirtisi görünmüyordu. Askerlerin soğuktan donmuş olacaklarını düşünmeye başladı… Evet, askerler donmuştu. Yanındaki askerlere yine de ihtiyatı elden bırakmamalarını, ateş etmeye hazır şekilde hareket ederek tepeye çıktılar
       Tepeye çıkınca donup kaldılar… Tepenin üstünde gözetleme yapan dört asker tüfekleri ellerinde kalpakları ve kaputları tipinin savurduğu kar tanecikleriyle beyaz bir örtüye bürünmüş vaziyette son nefeslerini vermişlerdi… Arkada ise sönmüş ve üstü kar dolmuş ateşlerin yanında birbirine sokulmuş öylece hareketsiz şekilde üçer beşer askerler yatıyordu.
        Biraz daha ileride ağaçların dallarına çıkıp sırtlarını ağaçların gövdesine dayamış donmuş askerler vardı. Rus bölüğünün tamamı tepeye varmış yürekleri parçalayan manzaraya hüzünle bakıyorlardı…
 

  
           Enver Paşa 13 Aralık’ta Alman Bronzard Paşa ile birlikte 3. Ordu Karargâhı’nın bulunduğu Erzurum gelip 15 Aralık'ta Sarıkamış Harekâtı için bir toplantı yaptı. O toplantıda Hasan İzzet Paşa, Enver Paşa'nın gözlerinin içine bakarak şunları söylemişti;

  • 3. Ordu, Sarıkamış'ta Ruslara karşı bir harekâta hazır değildir. Ordu zayıftır, eksikleri çoktur. Yiyeceği yoktur. Askerlerin çoğu yazlık elbiselidir. Her yer karla kaplıdır. Soğuk sıfırın altında 40 dereceyi buluyor. Askeri mahvederiz.

Enver Paşa öfkeyle;
  • Köprüköy ve Azap'ta Rusları yenenler bu askerler değil mi? Kimse giyeceğimiz, yiyeceğimiz yok demiyor! Hepsi  “saldıralım” diyor. İşte buradaki herkes “saldıralım'” demiyor mu?

       Devamı haftaya…
        
Kaynak: Sinan Meydan, Alaaddin Oğuzalp  :K.Zeki Gencosman
 Şiir: Oltulu Fahri Erkeleç
       
 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 50 YIL ÖNCE 20 TEMMUZ 1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI - 19 Temmuz 2024
  • 19 Eylül Gaziler Günü - 20 Eylül 2023
  • KKTC CUMHURİYETE GİDEN YOL - 13 Kasım 2022
  • 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ - 18 Eylül 2022
  • Türk Destanları; Çanakkale 2 - 02 Nisan 2021
  • Türk Destanları: Çanakkale - 17 Mart 2021
  • Türk Destanları: Sarıkamış 2 - 12 Mart 2021
  • Türk Destanları: 2 - 30 Ocak 2021
  • Türk Destanları 1 - 23 Ocak 2021
    ilan.gov.tr
    Köşe Yazarları
    50 YIL ÖNCE 20 TEMMUZ 1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI
    Bayram Akdemir
    50 YIL ÖNCE 20 TEMMUZ 1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI
    Tuğba Tülin Durdu
    Tuğba Tülin Durdu
    KÖTÜLÜĞE HASRET, İYİLİĞE HASET...
    Yeni Malatya Spor U-17 Elit Akademi Takımı
    Burak Dönmez
    Yeni Malatya Spor U-17 Elit Akademi Takımı
    YAPAY ZEKÂ KAZANIMLARI
    Önder Sönmez
    YAPAY ZEKÂ KAZANIMLARI
    Memleket kaybetmeye devam ediyor..!
    Said Yalçın
    Memleket kaybetmeye devam ediyor..!
    Taliban
    M.Nurullah Varol
    Taliban
    Aileden Topluma Engellilik Algısı
    Ali Haydar Koyun
    Aileden Topluma Engellilik Algısı
    MALATYA AFAD'da NELER OLUYOR.
    Ali Ekber Kaya
    MALATYA AFAD'da NELER OLUYOR.
    Çok Okunan Haberler
    Malatya'da yük treninin çarptığı genç hayatını kaybetti
    Malatya'da yük treninin çarptığı genç hayatını kaybetti
    Malatya'daki Batuhan Kökovalı cinayetine 2 müebbet
    Malatya'daki Batuhan Kökovalı cinayetine 2 müebbet
    02 Ocak 2026 Malatya Elektrik Kesintisi Yapılacak Mahalleler
    02 Ocak 2026 Malatya Elektrik Kesintisi Yapılacak Mahalleler
    Ana Sayfa
    RESMİ REKLAMLAR
    Malatya Haber
    Spor
    Güncel
    Asayiş
    Ekonomi
    Siyaset
    Türkiye
    Eleman İlanı
    Dünya
    Malatya Biyografiler
    Motaş Hareket Saatleri
    Malatya Vefat
    Malatya sondakika haberleri
    Dini Bilgiler
    Sağlık
    Teknoloji
    Kültür Sanat
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Namaz Vakitleri
    • Asayiş
    • Ekonomi
    • Güncel
    • Kültür Sanat
    • Malatya Haber
    • Malatya sondakika haberleri
    • Malatya Vefat
    • Sağlık
    • Siyaset
    • Spor
    • Teknoloji
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Sitene Ekle
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
    Bu internet sitesinde açık isimle yazan köşe yazarının yazısı yayımlanır. Mahlas kullanımı yasaktır. Yazar yazdığı yazıdan dolayı doğrudan sorumludur. Yazarın yazdığı yazıların yasal yükümlülüğü birinci derecede yazarı bağlar. Yazarın yazdıkları sitemizin görüşlerini yansıtmaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim